Erkek için sevgili dediğin.. !

  • Dans etmekten hoşlanmayan,
  • Yeniliklerden çok alışkanlığı seven bu yüzden de alıştığı ve sevdiği yerlere yada şeylere takılan,
  • Sıkılgan bir karaktere sahip olmayan,
  • Fotoğraf çekmekten yada sadece takip etmekten hoşlanan,
  • Futbol muhabbetinden futboldan takım tutmaktan hiç haz etmeyen ,
  • Satranç oynamasını bildiğini söylemektense oynayan,
  • Televizyonda abuk subuk programları izlemektense seçici davranan ,
  • Kalabalık ve gürültülü mekanlardansa sohbet edebileceği mekanları tercih eden ,
  • Çay veya kahve keyfi yapmayı seven,
  • Yeri gelince tüm gün sevdiği insanla tembellik yapan ,
  • Karşısındaki insanı olduğu gibi kabul eden onu şekillendirmeyen ,
  • Güven veren sadık olan ve aynı şekilde bunu karşısındakinden bekleyen ,
  • Sahiplenircesine kıskanan ve kıskanılmaktan rahatsız olmayan ,
  • İkeada dolaşmaktan keyif alan ,
  • Zamanında Kadıköy’deki bit pazarını altını üstüne getirmiş ,
  • Abuk subuk yerlerde kıyı köşe mekanlarda yada praktikerde abidik gubidik şeylere bakmaktan sıkılmayan,
  • Kendini hem cinslerinden farklı bulan,
  • Populist olmayan kimseye benzemek istemeyen,
  • Birey olduğunu hisseden,
  • Çevreye duyarlı davranan,
  • Kediden köpekten korkmayan,
  • Sıraya girmek için birilerinin yönlendirmesin ihtiyaç duymayan,
  • Telefonla konuşurken kendini kaybedip uçuruma yürümeyen,
  • İnanç konusunda sadece iyi bir insan olmayı esas alan ,
  • Tikky olmayan ,
  • Markadan çok modele önem veren,
  • Eskise bile spor ayakkabılarından vaz geçmeyen,
  • Arkasını incelemeden sırf önden güzel duruyor diye kot pantolon satın almayan,
  • Topuklu ayakkabılarla kendini rahat hissetmeyen,
  • Birlikte olduğu insana karşı özeli olmayan bütün olabilen,
  • Ailesini ayrı sevdiğini ayrı tutabilen,
  • Kendini mantıklı bulan ,
  • Sabırlı ve sakin olan,
  • Soyut kavramları konuşmaktan ve tartışmaktan bıkmayan ve sabrını koruyabilen ,
  • Haklı olduğu konularda fikrini sakin ikna kabiliyeti ile ifade edebilen,
  • Sevdiği insanı idare edebilen, yeri gelince alttan alabilen,
  • Zaman zaman kendini deli bulan ,
  • Yada daha çok diğerlerinden farklı ve cins bulan,
  • Çekiç ile tornavidayı ayırt edebilen,
  • Yazdan çok kışı seven ,
  • Güneşin altında pişmektense soğukta üşümeyi tercih eden ,
  • Arebeskden nefret edip diğer yandan müziğini sevdiği şeyleri dinleyen,
  • Bye bye yerine güle güle demeyi tercih eden,
  • Bilgisayar kullanabilen ve ALT+TAB kombinasyonunu bilen,
  • Hayatta artık birşeyleri oturtmuş işini seven ve her gününü bunalım takılarak yaşamayan ,
  • Amelie’yi izlediğinde yüzünde kocaman bir gülümseme kalmış ,Noi Albinoi’yi izlediğinde ise duygulanan,
  • Bir metrelik yükseklikten “ay ben atlayamam” demeyecek,
  • Sandalyede kaykılmış oturabilen ,
  • Annesinden “kız gibi davran biraz” diye laf işitmiş,
  • Bazen erkek gibi bacak bacak üstüne atabilen ,
  • Genelde spor giyinmeyi seven,
  • Bulunduğu yerden çok, birlikte olduğu insanla olmaktan keyif alan,
  • Yemek yedikten sonra ağzını bile silmeden veya kalabalık bir ortama girmeden önce ilk işi dudak parlatıcısı sürmek olmayan,
  • Güzellikten anladığı boyanmak olmayan,
  • Kendi ve doğal güzelliğinin farkında olan,
  • Hayatında en azından bir kere Ampül değiştirebilmiş ,
  • Elektronik eşyaların kullanım kılavuzunu okumaya bayılan,
  • vs. vs.

Ucuz ve pahalı HDMI kablo arasındaki fark

Çok pahalı hdmi kablo ile ucuz hdmi kablo arasında görüntüyü etkileyecek bir fark yoktur. Pahalı kabloların bu derece pahalı olmasındaki sebep , o kablolarda kullanılan materyallerin kalitesidir. Şimdi diyeceksinizki bu görüntüyü daha kaliteli kılmıyor mu. Bende hayır deyip nedenini açıklamaya devam edeceğim. Öncelikle bu kaliteli materyaller kablonun uzun ömürlü ve sık tak çıkar işlemlerinde daha dayanıklı olmasınıda mümkün kılan yada dış etkenlerden hem fiziksel hemde dijital olarak etkilenmesini önlemeye yarayan farklardır. Ayrıca tabiki söylendiği gibi kablonun iletim kalitesinin de artmasına neden olduğuna şüphe yoktur.Bu analog kablolardaki direnç değeri ile ifade edilebilir.Bu analog data akışı için daha önemlidir.

Ancak neden fark yoktur?
Sebebi ise şu , hdmi kablolar 0101010111 gibi ifade edilen dijital veriyi aktarırlar. Yani kablo içerisinden analog veri akmaz. Eskiden olduğu gibi içinden analog veri akan kablolar gibi kablonun konumuna dış etkenlere vs bağlı olarak parazit yapması yada görüntünün hafif halitesinin bozulmasını beklemeyin. Çünkü bu dijital verinin içindeki 100101 gibi bir veririnin bozulması görüntünün bulanık yada keskin olmaması gibi bir etki değil daha çok aşırı belirgin bir şekilde bozulmaya neden olur. Yani görüntü ya hep ya hiç şeklinde gelecektir. Örnek olarak digiturk yayınlarındaki bozulmalar.

Sonuç olarak dijital veri aktaran kablolarda büyük ihtimalle ya görüntü hiç gelmez yada tamamiyle bozuk bir görüntü ile karşı karşıya kalırsınız. Eski analog monitör kablolarında olduğu gibi görüntünün daha keskin ve güzel gelmesi yada parazit yapması diye birşey söz konusu değildir. Dolayısıyla pahalı kablo seçmek tamamiyle görüntü kalitesinin artmasına neden olan bir etken değildir sadece dayanıklı , kolay bozulmayan bir kablo olmasını sağlar.

Eos 500D mi alayım yoksa 450D mi?

Eos500DvsEos450D
Eos500DvsEos450D

Sonunda paranıza kıyıp fotoğrafa olan merakınızla birlikte Canon almaya karar verdiniz ve hatta 450D ile 500D arasında karar veremiyorsunuz. İşte size özet olarak basit bir karşılaştırma. 500d modelinde artı özellikler ön planda bunlar;

  • +3 megapixel ki bence çokda önemli bir ayrıntı değil çünkü hala kimse çektiği fotoğrafları poster yapıp duvarına asmıyor yada iyice zoom yapıp sivilcelerini incelemiyor,
  • Digic4 işlemci yeniliği, doğrusu açıpta ayrıntısını okumadım ancak şunu söyleyebilirimki bir makinede megapixel hiç bişeydir önemli olan görüntü işlemcisidir. Her zaman aynı örneği veririm iki ayrı markada aynı megapixel fotoğrafı karşılaştırdığınızda kaliteyi anlamanın bir göstergesidir.
  • Ve 500d de 6400 değerine ulaşabilen iso ve dolayısıyla oluşan karlamayı düzeltme özelliği dikkat çekiyor. Doğrusu buda akranlık ortamlarda durağan fotoğraflar çekmek için güzel bir ayrıntı.
  • **Ve bence en güzel yeniliklerden biri LCD monitörü. Çünkü 350d den sonra 450d nin lcd monitörü gerçekten çektiğiniz fotoğrafı inceleyebileceğiniz harika bir kalite sunuyordu. Şimdi ise 4 kat daha yoğun bir LCD monitörle fotoğraflar gerçekten çok güzel görünüyor olmalı.
  • ***En önemli özellik ise artık DSLR larla birlikte video özelliğininde başlaması. Doğrusu HD kalitesinde çekim esnasında 20fps hiçte kötü denemeyecek bir seviyede. Ancak herzaman söylerim her alet kendi görevini yapmalı. Bu yüzden bir JVC el kamerası almayı tercih ederim.
  • Live view denilen çekim esnasında kompakt makinelerdeki gibi lcd den canlı görünümü bir türlü sevemedim ve kullanmamışımdır. 450d dekini zaten çok başarılı bulmamıştım çünkü kapalı ortamlarda güzel sonuç vermiyordu. 500d de ise buna ek bir kaç özellik getirilmiş ancak çok ta önemli bir ayrıntı değil bence.

(detaylı incelemeyi resim üzerindeki linkten inceleyebilirsiniz)

Sonuç , yurt dışındaki fiyat farkı 200$ ancak eminimki türkiyedeki fiyat farkı 600TL yi bulacaktır. Doğrusu bu fiyat farkına değecek bir dizi özelliği içerdiğini düşünmüyorum tabi yurt içi fiyatlar için konuşuyorsak. Ben olsam 450D yi alırdım eğer kamera ihtiyacım varsa da 600 TL farkıda saklar ve sonrasında birikimimle küçük bir el kamerası alırdım 🙂