IPhone 6s & IPhone 6s Plus Samsung/TSMC Çip Farkı ve Pil Tüketim Sorunu

Apple IPhone 6s ve IPhone 6s Plus, teknoloji çılgınları bu iki modeli bekleye dursun şimdiden internette IPhone 6s alıcılarını rahatsız eden bir söylem dolaşmaya başladı. IPhone 6s’in Samsung ve TSMC olarak 2 ayrı çip ile farklı üretimleri mevcut olup bunlardan Samsung çipli IPhone’nun pil tüketiminin %10 daha fazla olması ve daha fazla ısınması söz konusuymuş.

Samsung ve TSMC Çipli IPhone 6s

Telefonun Türkiyede 3 bin lira üzerinde satış fiyatı söz konusu iken kimse %10 daha fazla pil tüketen bir cihaza göz göre göre para vermek istemez. Samsung çipli IPhone 6s’in daha fazla pil tükettiği çeşitli yabancı kaynaklı sitelerde test edilmiş.

Türkiye’deki IPhone 6s Versiyonu Hangisi ?

Doğrusu bu sorunun cevabı yakın zamanda belli olacak. Ancak içimden bir ses bizim gibi ülkelere tercih edilmeyen ürünleri gönderecekleri doğrultusunda. Yani Samsung çipli daha fazla pil tüketen versiyon Türkiye’de satışa sürülürse hiç şaşırmam çünkü benzer durumlar sanırım başka markalar tarafından uygulanan bir yöntem.

Satın Aldığınız IPhone Hangi Versiyon Çipe Sahip ?

IPhone 6s’inizin hangi versiyon çipe sahip olduğunu öğrenme için bir uygulama indirmeniz gerekiyor. Battery Memory System Status Monitor ismindeki uygulamayı indirdikten sonra, uygulama içindeki Device Model’e karşılık gelen model ismi eğer N71mAP ve N66mAP ise o zaman şanslısınız ve TSMC olan daha verimli uzun pil ömrüne sahip modele sahipsiniz demektir. Yok eğer N71AP ve N66AP olan model ise o zaman ne yazıkki Samsung çipli ve %10 ila %7 arasında tüketimi daha fazla olan IPhone 6s modeline sahipsiniz demektir.

Satın Almadan Önce Model Anlaşılıyor mu?

Bildiğim kadarıyla hayır, yani siz ürünü satın almadan önce kutunun üzerinde yada cihazın üzerinde ki bir yazıdan bunu anlayamıyorsunuz diye biliyorum.

Samsung Çipli IPhone 6s Aldım İade Edebilir miyim?

Evet edebilirsiniz, çünkü burada yazılı olan iade koşullarına göre cihazınızı koşulsuz olarak 14 gün içerisinde iade edebilirsiniz. Ancak yerine yeni alacağınız cihazın aynı olup olmadığını da bilemeyeceksiniz 🙂

Yurtdışında Satılan Modellerde Durum Nedir?

Doğrusu isviçre’den alınma bir IPhone 6s Plus modelinin TSMC çipli model olduğunu gördüm ancak tersi durumlar varmı bilmiyorum. Bende Türkiye’de satılan modellerin hangisi olduğunu merak ediyorum, alan arkadaşlar varsa lütfen paylaşsınlar.

Teşekkürler.

Windows Phone 8 ve İlk İzlenimlerim

Uzun süredir Iphone 4 kullanan biri olarak en sonunda büyük bir merakla daha ucuz bir telefon olan Nokia Lumia 920 WP8 alarak bu dünyaya adım atmak istedim. Windows .Net Yazılım Geliştirici olarak böyle bir telefonda uygulama geliştirmek benim için iştahımı kabartan bir seçenek, daha çok bu nedenle bu telefonu satın aldım.

Bu yazımda sizlere Nokia Lumia 920 WP8’i daha önceden kullandığım Iphone 3s, Iphone 4, yada inceleme fırsatım olan Iphone 5 ve HTC 8x WP8’e kıyasla anlatıyor olucam.

İlk İzlenim

Windows Phone 8 yeni bir işletim sistemi olarak gerçekten çok renkli ve kişiselleştirilebilir bir uygulama. Iphone kullananlara göre oldukça esnek ve kişiselleştirilebilir ana ekranı, rengarenk tasarımı ile özellikle genç ve bayan kullanıcılar ideal bir alet gibi.

İşletim Sistemi Hızı

Windows Phone 8 sanki Nokia Lumia 920 üzerinde özellikle daha hızlı çalışıyor gibi geldi bana. Bunu söylememe neden olan şey aslında daha çok HTC 8x üzerinde çalışan WP8 özellikle ana ekrandaki dokunmatik hassiyeti oldukça yavaş geldi. Yani HTC 8x’in hoşgeldin ekranındaki kaydırma hareketi nedense parmağınızın hareketini 0.3 saniye gibi geriden takip ediyor. Özellikle Iphone kullanan biri için parmak hareketine olan duyarlılık HTC 8x’de biraz yavaş ve rahatsız edici. Buna karşın Nokia Lumia 920 de ise bu çok daha hızlı ve bu nedenle özellikle HTC 8x’den vaz geçmeme neden oldu. Ancak yinede unutmamak gerekirki bu hassasiye Iphone dan daha iyi değil ama makul.

Kişi Listesi

Her şey önce telefonunuzda öncelikle bir hotmail hesabı tanımlamak yada girmekle başlıyor. Burada hotmail Iphone’daki ICloud’a karşılık geliyor. Windows Phone 8’de People/Kişiler diye bir liste var. Bu liste tüm sosyal ağlardaki kişileri tek bir listeye toplayarak telefonunuzun kişi listesini oluşturuyor. Örneğin Facebook, Twitter, Linkedin ve Hotmail kişileriniz bu listede toplanıyor ve aramalarınızı buradan gerçekleştiriyorsunuz, bu nedemek? Iphone’da var olan kişileri WP8 e Veri aktarma özelliği ile aktarabiliyorsunuz, böylece tüm kişiler WP8’in hotmail kişi listesine otomatik upload ediliyor. Bu aslında ilk bakışta pek hoş bir özellik değil çünkü hotmail kişilerinizde daha önceden kayıtlı olan unutmuş olduğunuz ve kullanmadığınız kişilerinde belirmesine neden oluyor. Yani bir anda önemsemediğiniz hotmail kişi listeniz telefonunuzda herşeyiniz oluyor. Dolayısıyla twitterdaki kişiler facebooktaki kişiler bir anda telefonunuzdaki kişi listesini oluşturabiliyor. Oysa düşünsenize bir çoğu belki laf olsun diye eklediğiniz kişiler olabilir. Neyse bu durumda Filtreleme ile bazı sosyal ağları dışlayabiliyorsunuz.

Mesajlaşma

Telefonda mesajlaşma öncelikli olarak hotmail messaging’e yönlendirilmeye çalışılıyor sanırım. Yani Iphone’daki gibi Imessage. Telefonunuzu ilk kurduğunuzda dikkatinizi çekecektir telefon içerisinde windowsun bir yazılımı sizin facebook hesabınıza ulaşıp bir uygulama gibi kendini ekliyor. Sonrasında tüm kişilerinizi telefonunuza ekliyor. Ancak bu facebook ile mesajlaşma anlamında tam bir barışıklık anlamına gelmiyor. Facebook uygulamasını ayrıca kurmanız gerekiyor ancak ozaman gerçekten facebook uygulamasının tüm özelliklerine ulaşabiliyorsunuz. Bunu yapmadığınız takdirde People için eklediğiniz Facebook hesabınız size gelen mesajların okunması için yeterli olmuyor yani herhangi bir uyarı almıyorsunuz.

Pil Ömrü

Teknik olarak Nokia Lumia 920 2000mA lik bir pil ile HTC 8x’in 1800mA’lik piline göre birazcık daha uzun süreli görünüyor. Ancak ilk aldığım günkü ayarlar ve kullanım ile pil sadece 1 gün yetti, kağıt üzerinde yazan 320 saati göremedim. Bir günlük bu kullanım için telefon ayarlarım; Bluetooth kapalı, Wifi açık, Ana ekra sosyal medyadan besleniyor, 3G açık, NCF açık, Ekran parlaklığı otomatik olarak ayarlıydı.

Tasarım

Nokia Lumia 920, HTC 8x’e göre daha şık görünüyor. Özellikle parlak renkli kasası ve parlak ön camı ile şık bir görüntüsü var. Ancak parlaklık HTC’ye kıyasla ilk bakışta biraz rahatsız edici olabiliyor. HTC’ nin ekranı Lumia’ya göre uzun ve kısa, Lumia’nın ki ise kısa ve geniş. Aslında bu durum HTC’nin cebe daha rahat girmesine ve aslnıda daha ergonomik olmasına neden oluyor bence. HTC’yi elde tutmak daha kolay, oysa Lumia 50gr fazla ağırlığı ile HTC’ye göre daha ağır ve tutması daha zor hissi uyandırıyor.

Telefonun Eksikleri

Iphone kullanıcısı olarak alıştığım bazı ayarlar var ve bu ayarları Windows Phone 8’de bulamadım. Örneğin ilk Iphone kullandığımda teknik biri olarak bu telefonda hiç bir detay ayar yok demiştim. Oysa şimdi WP8’de Iphone’a kıyasla detay ayarlar hiç yok. Örneğin Iphone’da yer alan epostaların 5KB büyüklükte olması halinde yüklenmemesi, İçeriğinden detay yüklenip yüklenmemesi, diyelim yatarken telefonu kullanıyorsunuz ve telefonun ekranının dönme hareketinin kilitlenmesi gibi bazı detay ayarlar yok. Daha bir çok şey sayılabilir ancak kullandıkça bir ihtiyaç gibi bazı şeyler karşınıza çıkıyor.

Yani özetle WP8 genel ayarları ile oldukça sade ve basit. Henüz bulamadığım özelliklerden biri ise uygulamaları gruplamak. Uygulama gruplamak Iphone kullanan biri olarak onlarca uygulama yükleyip bunları bir araya gruplamak bence çok büyük bir kolaylık. Ancak WP8 de uygulamalar bir liste olarak kaşınıza geliyor ve bu liste ne kadar çok uygulama yüklerseniz okadar uzayıp gidiyor. Burada istediğiniz uygulamayı bulmak için 2 kolaylık sağlanmış; biri uygulama arama, ikincisi ise harf harf gruplanmış uygulamaları ilgili harfe basarak harf grubu içerisinde seçim yapmak.

İlginç bir detay ise, telefonunuza birden fazla eposta hesabı yada sosyal ağ tanımlarken kullandığınız şifre alanlarının hemen yanında “Şifreyi Göster” diye bir seçenek var. Bu gizli olan şifrenizin ne olduğunu görmek için kullanılıyor. Ancak telefon okadar kişisel bir cihaz haline geliyorki, bir başkası ile cihazı paylaştığınızda bu seçenekle tüm şifrelerinizi rahatlıkla görebilme seçeneği sunmuş oluyor.

Windows Phone 8 En Güzel Özelliği

Bence en güzel özellik hmmm sanırım ilk aklıma gelen; Ana ekranın kişiselleştirilebilir olması ve kilit ekrana koyabileceğiniz fotoğrafın ister internetten ister sosyal ağdaki fotoğraf albümünüzden beslenebilir olması. Dolayısıyla ortaya günden güne değişken bir cihaz ortaya çıkıyor. Iphone’daki ana ekranın kısıtlı oluşuyla bu telefonun esnekliği arasında oldukça fark var. Bu nedenle cihazı kullanmak ve kişiselleştirmek çok güzel bir özellik.

Windows Phone 8 Almak İçin Birkaç Neden?

WP8 almak için bir kaç neden, öncelikle fiyatı çok uygun, iphone’a kıyasla fiyat avantajı var, çok eğlenceli interaktif bir telefon, internet kullanımı ağırlıklı olan kişiler için keyifli kişiselleştirilebilir ana ekranı çok başarılı. Yok ama sadece bir telefon olsun telefondan ötesi olmasın derseniz o zaman tabiki bir çok telefon gibi bunuda almak pek anlamlı değil. Ancak şunu söylemek lazım Iphone her zaman ayrı bir seçenek, iphone’a kıyaslamaktansa aslında WP8’i Android’le kıyaslamak daha anlamlı olur. Ancak Android kullanmadığım için ne yazıkki bu konuda bir yorum yapamıyorum.

Playstation 3 Komponent Kablo ile HD Görüntü Almak

Sadık bir PC kullanıcısı olarak ilk defa Playstation 3 ile konsol dünyasına adım attım. Playstation 3’ü konsolumu HDMI kablo ile Full HD Samsung LCD Tv ile kullandım. Ancak bir süre sonra anlamsızca HDMI görüntü alamadım, hatta HDMI portunda hiç bir fisiksel zarar olmamasına karşın kendi kendine HDMI’dan görüntü alamaz oldum.

Samsung LCD’lerde HDMI portlarının bazen tv tarafından tanınmadığı sorunu yaşanıyormuş. Ancak farklı HDMI kablolarla denememe rağmen yada TV’ye reset atmama rağmen Playstation 3′ ü HDMI’dan çalıştıramadım.

Güvenli Mod ile Playstation 3’ü Açmak

Eğer Playstation 3’de görüntü alma ile ilgili sıkıntı yaşıyorsanız servis tarafından ilk tavsiye edilen şey, Playstation 3’ü tek bir görüntü kablosu ile bağlayıp (Ya HDMI ya AV yada Komponent) alet kapalı iken açma-kapama tuşuna basılı tutarak açıp 3 saniye bekledikten sonra 2. bip sesini bekleyene kadar açma-kapama tuşunu basılı tutmanız. Sonra Playstation 3 algıladığı görüntü kablosu ile ekrana görüntü verecektir. Ancak benim yaşadığım sorun gibi HDMI portundan hiç bir görüntü alamıyorsanız aşağıdaki alternatif yöntemi denemenizi tavsiye ederim.

Sony Playstation 3 Garantisi ve Servisi

İlk defa bu kadar yaygın olan bir alete bu kadar kısıtlı servis verildiğine şahit oldum. Düşünün binlerce satılan bir ürün garanti süresi dolduğunda neredeyse kucanızda kalıyor. Çünkü Playstation 3’e Türkiye’de Sony’nin yönlendirdiği 2 resmi elektronik firma teknik servis desteği veriyor. Bu firmaları da eğer garanti süreniz dolduğunda ararsanız size şunu teklif ediyorlar: “Biz Playstation 3’ün kapağını açmıyoruz, aleti yurtdışına gönderiyor ve size yenilenmiş (sıfır ürün değil, refurbished) bir cihazı 150€ karışlığında verebiliyoruz.” diyorlar. Düşünsenize 600-800 TL ödeyerek senelerce kullanılabilen bir ürün alıyorsunuz sonra garanti süresi dolduğunda 150€ ya ancak çalışan bir alet sahibi olabiliyorsunuz. Bu noktada en büyük tavsiyem Teknosa gibi mağazalarda uzatılmış garanti süreleri gibi hizmetler satın alabiliyorsunuz, işte bu hizmet ile garanti süresi dolmuş olsa bile Teknosa’nın kendi garantisi dahilinde ücretsiz ürünü sıfır bir ürünle değiştirebiliyorsunuz.

HDMI Portundan Görüntüye Alternatif Komponent Kablo

Playstation 3 Komponent Kablo ile Full HD GörüntüPlaystation 3’den sadece HDMI port/kablo ile full hd görüntü almıyorsunuz. Komponent kablo ile R/G/B ve R/L çıkışları olan bu kablo ile full HD görüntü alabilirsiniz. Tabi diğer yandan dez avantajları var. Bu kablo sanırım görüntüyü eski Analog yöntemle TV’ye aktarıyor. Böyle olunca kablonun kalitesi kusursuz bir görüntü almak için önemli rol oynuyor. Örneğin fotoğrafta örneğini verdiğim kabloyu kullandığımda neredeyse kusursuz görüntü alıyorum diyebilirim ancak özellikle tv arkasındaki elektriksel alan yüzünden görüntüde dalgalanmalar görebiliyorsunuz. Ayrıca tüm görüntüye çok hafif bir parazit yansıyor, bu yakından fark edilirken uzaktan fark edilmiyor. Sonuç olarak HDMI kablo ile Komponent kablo görüntü farkını özetlersek, görüntü AV bağlantıya göre tabiki herikisinde çok iyi. Ancak HDMI da görüntü kusursuz keskin ve temiz iken Komponent kabloda Full HD görüntü alıyor ancak yer yer renk ve ekran bölgelerinde ufak parazitler olabiliyor. Zannedersem kaliteli bir kablo ile bu sorunlarda ortadan kalkacaktır. Fotoğrafını verdiğim bu kabloyu Teknosa’da Kontörland markası ile 14TL’ye bulabilirsiniz. Bu çözüm garantisi bitmiş ve HDMI portu bozulmuş ve 150€ vermek istemeyen kişiler için en uygun aklternatif.

Saydam LCD Ekran

Saydam LCD ekran zannettiğimiz ürünleri zaman zaman reklam amaçlı etrafımızda görmüyor değildik. Örneğin cam yüzeye yansıtılmış Projeksiyon görüntüler yada Metrocity AVM’ye giden yer altı geçidindeki yarı saydam aynalı yüzeye yansıtılmış yine projeksiyon görüntüler gibi.

 

Dokunmatik ekranlara aslında seneler önce alıştık son bunların yerini daha kaliteli olan versiyonları hatta teknolojileri aldı. Zaten Iphone, Windows Surface vs derken şimdi hem dokunmatik hemde saydak LCD ekranlar yabancı piyasalarda.

 

Özellikle Samsung Transparent Smart Screen tek kelime ile müthiş birşey. Bu dokunmatik saydam lcd ekran özellikle reklam sektöründe tam bir devrim yaratacak. Şu linkte sizinle paylaştığım web sitesinde inanılmaz örnekler mevcut. Soğuk içecek dolaplarından, saat yada telefon kutularına kadar ürünün önünde kullanıcı ile etkileşimli reklam örnekleri mevcut.

Örneklerde yer alan soğuk içecek dolabında soğuk içecek siparişi verdiğnizde ürünün raftan size gelene kadar kuş animasyonu ile sanki ürünü size taşıyormuşçasına reklendirilmesi harika.

Yakın zamanda eminim bir çok yerde göreceğimiz bu transparan lcd ekranlarla reklem sektöründe bir çağ atlanılmış olacak.

Transparan-Saydam-LCD2Transparan-Saydam-LCD4

Canon Eos 650D Detayları

Önemli Uyarı ! (Canon Eos 650D makine sahibi olan kişiler yada almak istiyenler yazının en altındaki Canon tarafından yapılmış uyarıyı mutlaka okumalılar.)

DSLR makinelerde video özelliğine ne gerek var derken kendimi bu özelliği kullanırken buldum. Bugüne kadar 350D, 450D ve 550D kullanma şansım oldu. Bir kere Canon’a alıştıktan sonra sade menüsü kolay kullanımı ile insan bırakamıyor.

Canon Eos 650D

Canon Eos 550D’den sonra 650D’nin farkı nedir ve almaya gerek varmı derseniz şunları söyleyebilirim. Canon Eos 550D kullanırken özellikle fotoğraf çekimleri dışında anı anlamında kısa videolar çekmek oldukça keyif vericiydi. Böylece makineyi bir video kamera gibi kullanmak ve bu doğrultuda bazı beklentileri oluşturdu.İşte bu beklentileri 650D modelinde karşılamışlar.

Video Çekim Kolaylığı

Canon Eos 550D’den sonra Canon Eos 650D’de video çekimine dair bir dizi iyileştirmeye gidilmiş. En başta video çekimi fotoğraf modlarının arasından çıkarılmış yani video çekmek için yuvarlak tuşta geçiş yapmanıza gerek kalmıyor. Video moduna geçmek için açma kapama tuşunu bir kademe daha ileri itiyorsunuz böylece daha hızlı bir geçiş sağlanmış oluyor. Ek olarak flash üzerine stereo mikrofon eklenmiş muhtemelen böylece daha kaliteli ve gerçekçi ses kayıdıda sağlanmış oluyor.

Canon Eos 650D Video Mode
Canon Eos 650D Stereo Mikrofon

Sürekli Odaklama

Canon Eos 550D de çektiğiniz objeye devamlı odaklama yapan bir özellik yoktu siz odağı kendiniz yapmak zorunda kalıyor buda görüntüye hem bulanıklık hemde ışık değişimi olarak yansıyordu. Oysa şimdi Canon Eos 650D ‘de odak ayarı devamlı şekilde makine tarafından yapılıyor adeta bir video kamera gibi. Tabi sahip olduğunuz objektife göre illaki biraz görüntüye odak sesi yansımıyor değil ama Canon Eos 550D ye göre çok fark var. Odaklamayı ayrıca yüz tanıma yada takip etme özelliğine görede yapabiliyorsunuz böylece kadrajdaki kişi yada nesne hareket halinde olsa dahi yüzüne yada belirlediğiniz noktaya göre odak sürekli kendini yeniliyor.

Hareketli LCD Ekran

Canon Eos 550D’de video çekimleri esnasında kalabalık ortamlarda yada bazı açılara dönmek zorunda olmadan hareketli bir LCD ekran ihtiyacı doğmuyor diyemem. Canon Eos 650D’de hareketli yani katlanabilir hatta doğrudan kendinize çevirebileceğinzi LCD ile daha kolay video çekimi sağlanabilir.

Dokunmatik LCD Ekran

Hareketli LCD ekranın en büyük özelliklerinden biri dokunmatik oluşu, menü ayarlarını dokunmatik yapmak dışında özellikle video çekimi esnasında dokunduğunuz noktalara göre odaklama yapması kullanışlı olabiliyor.

Canon Eos 650D Dokunmatik Ekran

Seri Çekim

Canon Eos 650D’de önceki modellerde duyduğunuz ayna hareket sesi değişmiş, muhtemelen bu yapı Canon Eos 7D deki ile aynı. Çünkü bu makine ile birlitke saniyede 5 kare çekim yapabilecek hıza ulaşılmış. Özellikle hareketli PAN çekimlerde bu tip bir özellik daha güzel bir kare yakalamak için oldukça şans veriyor insana.

Bu özellikler dışında Canon Eos 550D deki Digit 4 işlemci yerine Digit 5 işlemci yerini almış, ISO değeri 1 basamak daha artabiliyor, 18 Megapixel özelliği ile bazı yeniliklerde söz konusu, bunları daha teknik incelemelerde internette bulabilirsiniz.

Sonuç

Canon Eos 550D kullanırken Canon Eos 650D ye geçmek mantıklımı derseniz, bunu hangi şartlarda yaptığımıza bağlı olarak değişir derim. Örneğin Canon Eos 650D Türkiye’de pek yaygın bulunan bir alet değil. Canon Eos 600D bile 2500TL ye satılırken bu aleti ucuza bulma şansınız pek yok, ağustos ayı sonunda Teknosa satış fiyatı 3200TL civarındaydı. Ancak Almanya’da cyberport.de 786€’ya satılıyor, üzerine Tax Free’de düşünülürse böyle bir yerden alma şansınız olursa oldukça hesaplı bir alışveriş olacaktır.

Canon Eos 650D Modellerin Bazılarında Hatalı Üretim

Canon kendi internet sayfasında bazı Canon Eos 650D makinelerinde, makinenin her iki yanındaki kavrama plastiğinde çinko kullanıldığını ve bunun yüksek sıcaklık yada neme maruz kalması durumunda makinenin siyah kaydırmaz kavrama plastiklerinin beyazlamasına sebep olduğunu duyurdu. Aynı zamanda bu çinko (zinc bis) materyalinin bazı ciltlerde alerjiye, gözle temasında ise kızarmaya neden olduğunu ancak bu herkeste alerjik tepkimeye neden olmadığını yazdı. Bu yazıyı şu linkten okuyabilir ve link içerisindeki arama kısmından seri numarası ile sorgu yapılarak makinenin etkilenmiş (affected) yada etkilenmemiş yani sorunsuz olup olmadığını sorgulayabilirsiniz.

Asus M2A-VM Mainboard/Anakart ve Windows 7

Uzun süredir desktop bilgisayarımı değiştirmiyorum, malum ihtiyaca yönelik olarak kullanıyorum. Elimde bir adet Asus MA2-VM anakartım ve üzerinde AMD 4400+ işlemcim var. Bir süre sonra bilgisayarıma Windows 7 kurmak istediğimde bir sürü sorun ile karşılaştım. Bu sorunların çözümünü paylaşıyor olucağım.

Bu anakartı kullandığım bilgisayarıma Windows 7 kurduğumdan beri “Windows Starting” mesajı ile kilitlenmeler ve hatta ekran kartınını tanımama gibi sorunlarla karşılaştım. Buna karşın çözümü BIOS Update’inde buldum.

 

Asus MA2-VM Anakart, BIOS Version 301

Asus’un sayfasında güzel ve kullanışlı destek hizmeti var. Birçok driver/sürücü dosyasını  indirebilirsiniz. Asus MA2-VM Anakart’ın Windows 7 ile doğru çalışabilmesi için BIOS Update/Güncellemesine ihtiyacı varmış. Sayfadaki en son güncelleme BIOS version 5001’di  ve bunu anakartın ALT+F2 yada BIOS içerisindeki EZ2Flash menüsünden usb’ye yüklediğiniz BIN dosyası vesilesiyle hızlıca güncelleyebiliyorsunuz.

Ancak güncelleme sonrası anakartımdan görüntü alamadım daha doğrusu çalışmadı. Bunun çözümü ise anakartın yine Asus sitesinden indirdiğim kullanım kılavuzu içerisinde belirtilen CMOS Clear ile çözdüm.

Şimdi Windows 7 ile sorunlu çalışan Asus MA2-VM Anakart sorunsuz bir şekilde işliyor, tavsiye ederim.

651 Usb Network Server Reset Problem

if you have an 651 USB network server and can’t connect to it even tried to reset; read this ! I think your are expecting to reach the device using http://192.168.0.1 ip address but it doesn’t work, probably you have an router using same address and makes a conflict.

651 USB Network Server Resetting

If my last try has failed this my item will be in trash box. But i succeed to reach the configuration interface using http://NAS address. I didn’t expect that it was so easy like that. So at last i made my configuration.

Uygun fiyatlarda NAS, FTP, Print Server cihazı

Standalone BitTorrent BT Client + UPNP USB/NAS/FTP/SAMBA/Printer Sharing Network LAN Server

Piyasada NAS (Network Attached Storage) olarak yada QNAP olarak bilinen cihazlara paranız yetmiyorsa daha uygun fiyatlara benzer işleri yapabileceğiniz bir cihaz var.

Bu cihazla ne yapabilirsiniz?

En güzel özelliklerinden biri print server olarak kullanabilirsiniz. Yani üzerine takacağınız usb printerınızı herhangi bir bilgisayar açık olmadan kullanabilir networkteki diğer bilgisayarlara paylaştırabilirsiniz.

Torrent ekleyebilir ve bunu uzaktan yönetebilirsiniz. Web arayüzünden bağlanarak downloader özelliğine torrent ekleyebilirsiniz.

FTP olarak kullanabilirsiniz. Üzerinde tanımlayacağınız ftp kullanıcıları ve paylaşımları ile örneğin uzaktan arkadaşlarınıza artık çektiğiniz fotoğrafları göndermektense kendilerinin indirmelerini isteyebilirsiniz.

PS3 sahibi iseniz mediashare diye bişey duymuşsunuzdur. İşte bu aleti media share olarak ps3 otomatik tanıyor ve üzerinde indirdiğiniz filmleri yada resimleri izleyebilirsiniz.

Son olarak share özelliği ile işletim sisteminizde bu alet üzerinden ayırdığınız bir kısım alanı map edebilirsiniz. Böylece ortak bir alanı açıkta bir bilgisayar bırakmadan sağlamış olursunuz.

Henüz cihazın elektrik tüketimini ölçmedim ancak ufak bir adaptörle çalıştığından muhtemel çok fazla enerji tüketmiyordur ancak biraz ısınıyor oda ciddi düzeyde değil.

Peki kaç gb bu alet?

Ürünün dahili geniş bir hafızası yok. USB den takacağınız bir harddisk yada usb stick kadar depolama alanı açmış oluyorsunuz.

Sonuç,

Sonuç olarak ucuz ve sahip olduğu özelliklere göre bu alet NAS (Network Attached Storage) tavsiye edilir. Aleti nereden alabilirim derseniz bir çok benzeri olanı piyasada mevcut ancak benim tavsiye ettiğimi şu adresten sipariş verebilirsiniz.

HD video çekim için Pretec SDHC yüksek hızlı ucuz kart

Size ebay.com dan aldığım ve Canon EOS 550D için HD Video çekiminde kullandığım yüksek hızlı SDHC kartı tavsiye edicem. Piyasadaki kartlara bakarsanız 204TL ye varan Sandisk Extreme serisi yada Class 6 olarak satılan yüksek hızlı oysa düşük hızlı kartları bulacaksınız. Oysa yaptığım araştırma sonucu ucuz ve iş görecek bir kart buldum markası Pretec. Doğrusu daha yeni aldım ve uzun süre kullanmadım ancak HD çekimlerde karta zamanında yazma ve okuma konusunda sorun yaşamadım. Bakalım kartın ömrü nekadar dayanacak. Ancak fiyatına göre bence en azından denemesi bile değer.

Pretec 4GB SDHC CARD 233x 35MB/sn Class 10 özelliğinde olan bu kart kalıcı hafızaya sahip. Zaten kalıcı hafızaya sahip olmayan kart yok gibi ama yinede yazmış olayım. Bu kartın ebay.com da ki satış fiyatı 15$ kapınıza kadar geldiğinde posta ücreti dahil 19$ ediyor. Benzer özelliklerde 8GB Class 10 kartı başka marka adı altında gittigidiyor.com da 60+ TL civarında satışta vardı ancak Pretec markası sanırsa ucuz markaların arasında kayda değer bir yere sahip. Zaten bu markayı ingilteredeki satış sitesi listesinden tespit etmiştim.

Eğer Canon EOS 550D ile çekilmiş bir amatör video izlemek isterseniz şu yazımdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Ucuz Netbook

Ucuz netbook hangisi yada hangi netbook daha iyi veya almışken kaliteli olsun diye geçen haftalarda bende kendime soruyordum. Doğrusu herzaman aynı şeyi söylerim ilk amacınız nedir?

  • Depolama aracı olması ? Öyle ise yüksek sığalı HDD li modeller.
  • Sadece internet için mi? Öyle ise bana kalırsa 1GB üzeri  ram li olan modeller , bulması zor genelde 1GB yaygın.
  • Almışken yeni teknoloji ürünü olması mı ? Öyle ise mutlaka LED ekranlı modeller , TFT olanlar değil
  • Pile bağlı olarak kullanım süresi? 6 veya daha üstü hücreli pil seçenekli olan modeller , birazcık ağır olabilirler.

Unutmayınki Atom işlemcili bir netbookla (HD hariç) video izleme,internet üzerinden oyun oynama, internet gezintileri gibi işlemlerinden öteye gidemezsiniz. Yani HD videolar izleyip, resim işleme programları kullanmak yada üzerinde kaliteli oyunlar oynamak gibi bir beklentiniz olmasın, en azından bu sonuçları intelin sayfasındaki şemadan çıkarabiliriz.

Şuan piyasada 4 model atom işlemcili netbooka sık rastlarsınız bunlardan Z serisindeki netbook oldukça pahalı iken N 450 , 280 ve 270 ucuza bulabileceğiniz modeller arasında. Aslında ilginç olan bir çok netbookta işlemci ve ram aynı iken sadece pil süresi, hafifliği ve tasarımı ile fiyat fark etmektedir. Doğrusu ben netbook seçimimde yanımda taşıyacağım bir aletin pil süresinin 2.5 , 3 saat olmasını istemem. Piyasadaki bir çok model 3 hücreli pil seçenekleri ile ancak bu süreyi destekliyor. Aslında ilginç olan aynı netbookların sadece 6 hücreli farklı renkli seçeneklerinin oluşu dikkat çekiyor. Örneğin piyasadaki en ucuz Led ekranlı 6 hücreli (9 saate kadar pil ömrü) netbooku Acer AOD D250 Kırmızı modeli. Oysa aynı modelin siyah rengi mevcut ve görsel olarak daha güzel iken bunun pili 3 hücreli olarak sadece 3.5 saatlik pil ömrü var. Ve ikisininde fiyatı 549TL. Tabi 6 hücreli pil seçeneğinin bir dez avantajı 3hücreli pilin 2 katı daha ağır büyük bir pil demek.

Neyse sonuç olarak gördümki piyasadaki netbook fiyatları 444, 549, 649, 749, 849+ şeklinde 100TL lik artışlarla hep daha güzeli daha iyisi şeklinde ilerliyor.Üstelik modeller arasındaki işlemci ve ram seçenekleri zaten genelde aynı, oysa tek değişen özellikle tasarım, boyutlar, ağırlık ve pil süreleri. Bu sebepten 2 model arasında kaldım. Birisi biraz önce söylediğim Acer AOD D250 Kırmızı 1GB Ram 160GB HDD 6 Hücreli 549TL lik N270 işlemcili model diğeri ise Carrefour alışveriş merkezinde satılan Packard Bell Dot S2 320GB Hdd li ve 2GB Ramli 10 saat pil ömrü olan led ekranlı bir netbooktu (burada özelliklerine mutlaka sizde bakıp emin olun yanılıyor olabilirim) . Piyasada 2GB ram’e sahip netbook bulmak kolay değil hadi buldunuz diyelim onu 649TL ye almanızın ihtimali şimdilik yok. Oyüzden bu model gerçekten dikkat çekici ancak sadece birazcık geniş bir kasası var ancak çok şık bir netbook.

Packard Bell Dot S2 320GB HDD 2GB Ram Netbook
Packard Bell Dot S2 320GB HDD 2GB Ram Netbook

Ne yazıkki ben kendim için bu netbook’u tercih etmedim ama aklımın bir kenarında kalmadıda değil. Bu sebepten bu özelliklerdeki bir netbooku tavsiye ediyorum kullanan arkadaşlar varsa yorumlarını lütfen paylaşsınlar.

Bu sözünü ettiğim 2 netbook modelin dışındaki netbooklar genelde ucuz ve en pahalı model arasında rol oynayan ve genelde  pil ömrü olarak tatmin edici olmayan ve fiyatları yüksek olan modellerdi. Tabi tasarımlarına söyleyecek söz yok o anlamda hepsi birbirinden güzeldi ancak özellikle bu iki model ucuz fiyatları ve sahip oldukları açısından dikkatimi çekti , sizlerle paylaştım, hoşçakalın.